27 Kasım 2016 Pazar

Kış Dekorasyonu-2

Merhaba,

Dün güneşli bir cumartesiydi ama bugün hava yine kapalı. Kasım ayının son hafta sonundayız, Aralık kapıda. Evde kış dekorasyonu fikirlerine kaldığımız yerden devam edelim:

Kış mevsimine ekose desenleri, geyik, kar tanesi baskılı kırlentler, battaniyeler, halılar çok yakışıyor. Koltuğunuzun renklerine uygun bir kaç farklı desenli ya da baskılı kırlentle hızlı bir etki değişimi yaratabilirsiniz.



Evde kışın en pratik yapabileceğiniz dekoratif süslerden birisi de çam kozalaklarından yapılan süslerdir. İsterseniz dore ve altın renklerde boyayarak bir kapı süsü ya da vazolarınızın içini doldurmak için kullanabilirsiniz.  






Çam ağacı dallarından -plastik ya da budanmış çam dallarından- raf ya da masa süslemeleri kış ruhuna iyi gelebilir. 



Doğal renklerde aksesuarlar seçerek, orta sehpaya bir tepsi ya da hasır bir sepet içerisinde bakır bir kase içerisinde kurumuş çiçekler, mumlar ve okumak istediğiniz kitaplar koyarak bir odak noktası oluşturabilirsiniz. 

Hem bir sepet ya da tepsi kullanmanın güzel tarafı örneğin bir tabak, bardak koymak istediğinizde hemen tepsiyi başka bir yere kaldırıp sehpa üstünü hızlıca açabilirsiniz. 



Yıldız formlu masa örtüleri, ahşap süslemeler hepsi bu mevsimin etkilerini evinizde yaşamanızı sağlar. Siz sadece evinizi sevin ve ona zaman ayırın. Gerisi yaratıcılığınızla bu fikirleri evinize uygulamanıza bakar. 



Tavandan bir ışık kaynağı kullanmak yerine yan ışıklandırmalarla odayı destekleyip biraz loş, ama bölgesel olarak ışık ihtiyacınızı karşılayacak bir ortam yaratabilirsiniz.

En keyiflisi de kendimize sıcak ve keyifli bir köşe hazırlayıp sıcacık çay ya da kahvenin keyfine vararak kitap okumak, örgü örmek ya da sevdiğimiz başka bir hobimizle ilgilenmek herhalde.

Bir kış çocuğu olarak, sıcağı daha çok sevip, kışın hep hasta olsam da, kışın getirdiği bu güzellikleri, evde daha çok zaman geçirip kitap okumayı, film izlemeyi, evin köşe bucağını gezip bir şeyleri değiştirmeyi de seviyorum.

Evinizdeki kış değişiklikleri ile beraber, siz de hayatınızda neleri değiştirmeyi istediğinizi düşündünüz mü?

Güzel bir Pazar günü olsun !
Sevgiler,

22 Kasım 2016 Salı

Kış Dekorasyonu-1. bölüm

Merhabalar,

Malum önümüz kış, yılbaşı yaklaşıyor bir yandan da. Evimize bir yeni yıl ve kış ruhu getirmek için neler yapabiliriz diye düşünüp biraz ilham aradım ve bunları nereden bulabileceğime baktım.

Mumun hem romantik hem de sıcak bir ortam yarattığına inanıyorum. Mum kışın olmazsa olmaz bir parçası evde. Masanın üzerine eskitme bir ahşap blok içine biraz kozalakla mumlar çok güzel gitmez mi?




Bu mumları IKEA'da bulabilirsiniz.

Kışın daha doğal malzemeleri örneğin yün battaniyeleri, pamuk kırlentleri, doğal ahşap mobilyaları, hasırdan malzemeleri dekorasyonda kullanmak eve sıcaklık etkisi katacaktır.



Aydınlatmada ana lambalar yerine dekoratif led aydınlatmaları yatak başında, aynanızın kenarında ya da duvara bir bant yardımı ile yapıştırıp odanıza soğuk kış akşamlarında romantik ve rahat bir hava taşıyabilirsiniz.





Fener deyip geçmeyin, akşam olup işten eve döndüğünüzde zevkinize göre kokulu ya da kokusuz mumlarla fenerlerinizi yaktığınızda odada sıcak, rahat bir ortam oluşur. Ben en son leylak kokulu mumlar almıştım, onları kullanıyorum ama esanslı mumlar konusunda yaratıcılığın sonu yok. Tepe Home'daki "Yankee Candles" bu konuda son noktalardan biri. Ama anladığım kadarıyla internet satışında tüm ürünleri yok, mağazaya gitmek lazım.    



Evde kendinize bir kış köşesi hazırlayın, evinizde şömine ya da soba varsa bunun yanında olması soğuk kış gecelerini sıcak geçirmenizi sağlayabilir. Yok mu, o zaman da kalorifer kenarında bir köşede yanınızda kitaplarını veya sahlebinizi, çayınızı, kahvenizi koyabileceğiniz bir masa, yumuşak kumaşlı bir minder, tüylü bir halı ve kırlentler yeterli olacaktır. Tabi ki bolca kitabı da unutmamak lazım. Soğuktan eve kapandığımız bu günleri faydaya çevirmenin en güzel yolu bol bol kitap okumak. 




Yaşadığımız onca kötü şeyleri geride bırakıp toplumca içten gülmeyi başarabileceğimiz mutlu ve huzurlu günler yaşayabilmek dileğiyle. Haberleri izlemeyi reddetmeyi istesem de bu ülkede yaşıyorum, bu ülkede olan biteni bilmek zorundayım. Bir mucize olsun ve insanların içindeki hırslar, düşmanlıklar, nefretler silinsin lütfen.  

Evinizden ve kalbinizden sevgi eksik olmasın. Her şey sevmekle başlar.

Sevgiler,



16 Kasım 2016 Çarşamba

Barcelona Seyahat Günlüğü: 4. Gün

Barcelona'da 4. günden merhaba. İlk 3 günde görülecekler listemizin büyük bir kısmını bitirdiğimiz için 4. güne telaşsız ve sakin başladık.




Öncelikle ilk göreceğimiz yer Picasso Müzesi idi. Ama müzeye önceden bilet almadığımız için yaklaşık bir saat sonrasına bilet alabildik ve bu aralığı değerlendirmek için de El Born BCN'ye gittik ve civardaki sokakları dolandık. 






Bu arada müze Pazartesileri kapalı, giderseniz buna dikkat edin. Ücreti de 11 Euro'ydu biz gittiğimizde.

Picasso Kübizmin öncüsü, Malagalı dahi bir ressam. Barselona'daki Picasso müzesinde Picasso'nun özellikle ilk öğrenme evrelerindeki resimleri bulunuyor. Bu müze 1963 yılında açılmış ve resimleri Picasso'nun arkadaşı ve kişisel sekreteri olan Jaume Sabartés sağlamış. Müzenin binası da bir saray: Palau Aigular


14 yaşındaki Picasso resimlerinden 70 yaşlarındaki yaptığı resimlere kadar sırayla gezdiğinizde dahi bir ressamın hayatının fazlarını görüyorsunuz bir yandan da. Küçükken büyük olmak, büyüdüğünde tekrar çocuk olmayı isteyen insanın hayatı. Tüm sergiyi gezdikten sonra hissettiğim şey bu oldu. Küçük yaşta yaptığı realist resimlerden sonra, kübist, sürrealist resimlere doğru kayıyor Picasso. Buradaki önemli eserleri "Blue Period" diye isimlendirdiği mavi tonlarında yaptığı eserler, Las Meninas serisi (Bir resmin çizmek için her bir bölümü ayrı olarak çizerek sonunda farklı bir şekilde birleştirmiş. )

Las Meninas



Bu arada Barselona'ya ve Paris'e ait burada yaşarken esinlenerek yaptığı bir çok eseri de var. Aşağıdaki de Paris'te yaptığı bir resim.


Merak ettiğiniz diğer şeyler için de sitesini buradan ziyaret edebilirsiniz.

Picasso müzesinin şanına yakışır da bir binası var. Binasına da ayrı bayıldım!




Oradan çıkıp Camp Nou'ya diğer adıyla Barcelona Stadyumuna gittik. Orada stadyumun ben dışını gezdim, Erkan'ı da zorla içini gezmeye gönderdim. :) O gezerken ben de stadyum merdivenlerinde oturup Laurent Gounel'in "Un homme qui voulait etre heureux"'sünü okudum. Hava çok güneşli ve güzeldi.










Stadyum çok büyük, "Camp Nou Tour" diye stadyumun içinde tur atabiliyorsunuz, FC Barselona takımının tüm ödülleri, takımın soyunma odasına filan girmek mümkün. Benim en çok stadyumundaki yazı hoşuma gitti: "Mes que un club" (Bir kulüpten fazlası) Barselona takımının taraftarları da koyu taraftarlar. Aynı Katalanların kendi ülkelerine, bayraklarına bağlılıkları gibi. Bilet kişi başı 23 Euro.





Çıkışta da yemek yiyerek otele döndük. Metro ile ulaşım Barselona'da çok kolay. Dönüşte de Plaça Reial'da oturup, sonrasında da La Ramblas'ın akşamını ve Barselona Katedrali meydanının akşamını bir kere daha yaşayıp otele döndük . 





Barselona'daki 4 günümüz de çok keyifli ve güzeldi. Ekim başında bile gidilecek kadar sıcak, sokakları çok hareketli. Bir kere gidince hep gitmek, orada yaşamak isteyeceksiniz hatta! :)



Sevgiler,
Ayşe  



13 Kasım 2016 Pazar

Barselona Seyahat Günlüğü: 3. Gün-2. kısım

Kaldığımız yerden devam!
Baktım ki 3. günün Donkey Tours kısmı anlata anlata bitmedi, kesip ikinci kısmını başka bir yazıya saklayayım dedim. Ve işte buluştuk. Donkey Tours'la keyifli yolculuktan sonra dönüp La Ramblas'ya geri çıkıp oradan metro ile Gaudi'nin mutlaka görülmesi tavsiye edilen eserlerinden Casa Mila-La Pedrara- ile Casa Battlo'yu görmeye gittik. İkisi de aynı cadde üzerinde: Passeig de Gracia. Burası Barselona'nın lüks, büyük caddelerinden birisi, bu evler de Gaudi'nin zenginler için tasarladığı evler. 

Ben sadece La Pedrara'nın içerisini gezdim, Casa Battlo'ya girmedim. Ama iç mimari ve dekorasyona meraklı bir insan olarak Casa Mila benim çok hoşuma gitti. Burası aslında ailelerin yaşadığı bir apartman, ondan dolayı sadece belli yerleri gezebiliyorsunuz. Bu yerler 5'e ayrılıyor: "Çatı katı-teras, Espai Gaudi, Pedrara Apartmanı, avlu ve sergi salonu. Sergi salonu dönemsel olarak sergi zamanlarında ziyarete açıkmış. 








Evin çatısı Gaudi'nin dahiyane yaratıcılığının bir eseri. Böyle yaratıcı insanlara bayılıyorum. Apartmanın bacalarını ve havalandırma kulelerini şaheserlere çevirmiş. Bizimkisi gibi kentsel dönüşümle ruhsuz ve sıradan evler yaratılan bir yerden gelen biri olarak burada bir "Vay be!" diyorsun. Bizde sıradanlaştırmaya çalışılan hayatları, evleri orada bir mimar çağının tüm kurallarını yıkıp yeniden yaratmış. 





Espai Gaudi ise Gaudi'nin eserlerini hayatını anlatan videoların, yazıların, görsellerin, prototiplerin olduğu bir kat. Gaudi'nin nelerden etkilendiğini burada görebilirsiniz. Günümüzde yeni yeni önemi anlaşılan "kullanıcı odaklı tasarımı" ta o zamanlar Gaudi keşfetmiş ve el ergonomisine uygun kapı kolları, vücut oturma pozisyonuna uygun sandalyeler, banklar tasarlamış. 



"The Pedrara Aparment" dönemin dekorasyon stiline göre döşenmiş bir kat. Yatak odası, mutfak hepsi ayrı bir şirin. 








Gaudi'nin pencere kolu olarak tasarladığı kolları mug için kullanıp hediyelik eşyalar tasarlamışlar.


La Pedrara'yı gezip oradan çıkışta Casa Battlo'yu bir dışarıdan izleyip oradan da yürüyerek önce Plaça de Catalunya'ya gittik. Dönüşte de La Ramblas'da Boqueira'ya uğrayıp değişik meyvelerden aldık. Akşam da sahile indik, kumsalda uzanıp dalgaların sesini dinleyerek yıldızları izledik. Bu akşam sahil çok kalabalık değildi. Barselona kesinlikle çok keyifli. 


Casa Battlo

La Rambla'da son fotoğrafımız



Fırında Sütlaç Tarifi

Merhabalar, Şu sıralar doğum izninden dolayı evde olduğumdan dolayı yemek yemeye ve yapmaya sardım. Normalde işe giderken yemek yapmak ...